İşçinin Sağlığı İçin Tehlikeli – Sakıncalı – Riskli İşlerde Çalıştırılması İşveren Açısından Hangi Cezai Sorumlulukları Doğurur?
2/9/20263 min oku
İşçinin Sağlığı İçin Tehlikeli – Sakıncalı – Riskli İşlerde Çalıştırılması İşveren Açısından Hangi Sorumlulukları Doğurur ?
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun “İşverenin genel yükümlülüğü” başlıklı 4 üncü maddesine göre; işveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup, bu çerçevede çalışana görev verirken çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne almak zorundadır.
Aynı Kanununun “Sağlık gözetimi” başlıklı 15 inci maddesi de; işverenlere çalışanların işyerinde maruz kalacakları sağlık ve güvenlik risklerini dikkate alarak sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlama, işçiyi işe alırken sağlık muayenesinden geçerek işe giriş sağlık raporu aldırma, işin devamı süresince işçiyi periyodik sağlık kontrolüne tabi tutma zorunluluğu getirmiştir. Yine Kanunun aynı maddesinde (15/2. Madde) tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacakların, yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılamayacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla 6331 sayılı Kanun işverene işçinin sağlığını koruma, kollama ve gözetme görevini yüklemiştir. Bu yükümlülük aynı zamanda İş Hukukundan doğan işverenin işçiyi gözetme borcunun kapsamına da girmektedir.
6331 sayılı İş Sağlığı ve güvenliği Kanununun 17/3. maddesinde "mesleki eğitim alma zorunluluğu bulunan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde, yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenler çalıştırılamaz"
Kanun 5544 sayılı Mesleki Yeterlilik Kurumu Kanununa göre Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerden olup, Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından standardı yayımlanan ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak tebliğlerde belirtilen mesleklerde, tebliğlerin yayım tarihinden itibaren on iki ay sonra Mesleki Yeterlilik Kurumu Kanununda düzenlenen esaslara göre Mesleki Yeterlilik Belgesine sahip olmayan kişiler çalıştırılamayacaktır. Çalıştırılması halinde; işverenin cezai sorumluluğu gündeme gelmektedir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi E. 2020/1413 K. 2021/8051 T. 17.11.2021 bu hususta işverenin cezai sorumluluğunu ve suçun manevi unsurunun tespiti hakkında emsal olabilecek bir mahiyettedir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi Esas No: 2020/1413 Karar No: 2021/8051 Tarih: 17.11.2021 Kararında da : Elektrik İşinde Mesleki Eğitim Olmadan Çalıştırmanın Hukuki Sonuçları
AVM içerisinde düğün salonu olarak kullanılmak üzere kiralanan bir iş yerinde yürütülen tadilat çalışmaları kapsamında, elektrik ve elektronik altyapı işleri bir limited şirkete verilmiştir. Bu şirketin ortağı ve yetkili müdürü olan sanığın sorumluluğunda yürütülen çalışmalarda, elektrik teknikeri olarak görev yapan işçi, aydınlatma arızasını kontrol ettiği sırada elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmiştir.
Otopsi raporunda ölüm sebebi, elektrik akımına bağlı ani solunum ve dolaşım durması olarak tespit edilmiştir. Olay yerinde yapılan incelemede, elektrik panosunda kaçak akım rölesinin bulunmadığı, ayrıca ölen işçinin olay anında yalıtımlı eldiven kullanmadığı belirlenmiştir. Koruyucu donanımın teslim edildiğine dair yazılı bir belgeye de dosyada rastlanmamıştır.
Dosya kapsamındaki beyan ve belgelerden, ölen işçinin elektrik meslek dalına ilişkin herhangi bir diploma veya mesleki eğitim belgesinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Buna rağmen, çok tehlikeli iş sınıfında yer alan elektrik işlerinde çalıştırıldığı tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporları ve SGK müfettiş inceleme raporlarında;
Kaçak akım rölesi kontrol edilmeden çalışmaya izin verilmesi,
Elektrik kesintisinin güvenli şekilde sağlanmaması,
Yeterli iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmemesi,
Denetim ve gözetim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi
nedenleriyle sanığın asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. SGK müfettiş raporunda sanığın kusur oranı %75 olarak belirlenmiştir. Yerel mahkeme sanık hakkında mahkumiyet kararı vermiştir. Ancak Yargıtay incelemesinde, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ilgili yönetmelikler uyarınca, mesleki eğitim belgesi bulunmayan bir kişinin elektrik işinde çalıştırılmasının yasak olduğu, sanığın bu durumu bilmesine rağmen işçiyi çalıştırmasının bilinçli taksir kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu nedenle Yargıtay, sanık hakkında TCK m.22/3 (bilinçli taksir) hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden hüküm kurulduğu gerekçesiyle, mahkumiyet kararını bozmuştur. Sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakları ise korunmuştur.
Bu karar;
Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde mesleki eğitim belgesi olmadan işçi çalıştırmanın,
İşveren açısından bilinçli taksir sorumluluğu doğurabileceğini,
İş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin şekli değil fiili olarak yerine getirilmesi gerektiğini
açıkça ortaya koyması bakımından emsal niteliğindedir.
İletişim
Bizimle iletişime geçin
E-posta
Telefon
av.yagmurdemircan@gmail.com
+90 536 744 26 78
© 2025. All rights reserved.